The relationship between friendship quality and type of attachment among high school students.

Amacı lise öğrencilerinde arkadaşlık kalitesi ve arkadaşa bağlanma stili arasındaki ilişkiyi ölçmek olan bu çalışmanın örnekleminde 66’sı (%47.83) kız, 72’si (%52.17) erkek olmak üzere 138 öğrenci bulunmaktadır. Öğrenciler Özel Kurtköy Doğa Koleji’nde öğrenim görmektedir. Gerekli literatür taramaları yapıldığında literatürde lise öğrencisi ergenlerin arkadaşlarına bağlanma stilleri ile arkadaşlık kaliteleri arasındaki ilişkiye dair boşluk oluşu bu araştırmayı gerekli kılmıştır. Örneklemi oluşturan öğrencilerin yaş ortalaması 15.96 olarak hesaplanmıştır. Verilerin analizinde çoklu Pearson korelasyonu ve bağımsız örneklem t testi kullanılmıştır. Araştırmada Arkadaşlık Kalitesi Ölçeği, Ergenlerde Arkadaşa Bağlanma Stili Ölçeği ve araştırmacılar tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda arkadaşlık kalitesi ile arkadaşa güvenli bağlanma alt boyutu arasında pozitif yönde anlamlı korelasyon bulunurken, kaçınan bağlanma alt boyutu ve kaygılı-korkulu bağlanma alt boyutlarında ise negatif yönde anlamlı korelasyon bulunmuştur. Arkadaşlık kalitesi ve öğrenci cinsiyeti arasında anlamlı bir farklılık görülmezken, güvenli bağlanma alt boyutunda erkek öğrenciler lehine, kaçınan bağlanma alt boyutunda kız öğrenciler lehine anlamlı farklılık ölçümlenmiştir. 

The post The relationship between friendship quality and type of attachment among high school students. appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

The impact of internal migration on adoloscent students

Bireylerin alışageldikleri çevreden ayrılarak yeni bir çevreye uyum sağlamasına yol açan göç olgusu ve peşi sıra getirdiği problemler, ergenlik dönemindeki bir grup ile yapılan çalışmalarla ele alınmıştır. Bursa ili örnek alınarak nitel veri analizi yöntemleri ile sonuçlar elde edilmeye çalışılmıştır. Ergenlik döneminin baş edilmesi gereken durumlarına ek olarak fiziksel, toplumsal, kültürel çevreleri değişen ergen grubun bu süreçteki uyum, depresyon ve benlik algıları üzerine bir anket hazırlanmış ve 27 öğrenci ile bu üç alt probleme cevap arayan anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Bunun yanı sıra 31 öğrenci ile de anket çalışmasına paralel soruların yer aldığı, aynı zamanda bu grubun geri dönme isteğini, madde kullanımını, teknoloji kullanımı ve süresini, arkadaş edinme zorluklarını ele alan sorular eklenmiştir. Bu iki çalışmanın ardından sonuçlar analiz edilmiş ve paralel soruların uygulanan çalışmalardaki cevapları karşılaştırılmıştır.Elde edilen sonuçlara bakıldığında Bursa iline yerleşen öğrenci grubunun katıldığı anket çalışmasında sosyal ortama ve eğitim hayatına adapte olduğu bilgisine ulaşılmıştır. Fakat yapılan bireysel görüşmelerde buna ek olarak kolay arkadaş edinen ergenlerden bir grup geriye dönme isteği içerisinde olduğunu dile getirmiştir. Bunun yanı sıra soru maddeleri içerisinde teknoloji ve madde bağımlılığı üzerine sorulan sorulara bakıldığında madde kullanımına başvurmadıkları; fakat teknoloji ile geçirdikleri zaman diliminin arttığı ve daha fazla sosyal ağlarda zaman geçirdiklerini dile getirmişlerdir.Ergenlik döneminde iç göç yaşayarak Bursa iline gelen bireylerin durumuna bakıldığında buraya adapte oldukları görülmüştür.

 

The post The impact of internal migration on adoloscent students appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

THE IMPACT OF PERSONALITY ON SPORTING SUCCESS: RELATIONSHIP BETWEEN COACHING AND SPORTS

Bireylerin spor branşlarını seçerken kendi kişilik özelliklerine göre seçim yapmaları spordaki başarılarını arttıracaktır. Bu bağlamda projemizin amacı sporcuların ve antrenörlerin branşlarını seçerken hangi faktörleri dikkate aldıklarını araştırmaktır. Örneklem olarak 14-18 yaş aralığındaki 27 sporcu ve 16 antrenör seçilmiştir. Seçilen sporcuların branşları; Basketbol, Kayak, Yüzme, Su Topu, Voleybol, Tenis, Futbol, Kick Boks, Triatlon ve Badminton, antrenörlerin branşları ise; Kick-box, Basketbol, Yüzme ve Voleyboldur. Sporcu ve antrenörlere araştırmacıların hazırlamış olduğu Kişisel Bilgi Formu ve Antrenör-Sporcu Envanteri uygulanmıştır. Form ve envanterler bireysel görüşme yoluyla araştırmacılar tarafından yapılmıştır. Antrenör-sporcu envanterinden toplanan bilgiler tanımlayıcı istatistik yöntemiyle analiz edilerek yakınlık, bağlılık ve tamamlayıcılık alt boyutlarına ayrılmıştır. Kişisel Bilgi Formundan alınan verilere göre katılımcıların %58,1’i spor branşlarını seçerken sevdiği ya da ilgisi ve yeteneği olduğunu düşündüğü için, %18,6’sı rastgele, %13,9’u aile ve arkadaş yönlendirmesiyle, %9,3’ü de vücut gelişimi ve sağlık açısından doğru seçim olacağını düşünmüşlerdir. Katılımcıların verdiği cevaplara bakıldığında yaptıkları sporda başarı sağlamaları özellikle düzenli ve sürekli antrenman yapmalarına dayanmaktadır. Dolayısıyla düzenli ve sürekli yapılan antrenmanın yanına bir de temelde kişiliğe uygun alan seçimi eklediğimizde mutlu ve başarılı sporcuların sayısı artacaktır. Öyle ki bireyler yapmak istedikleri sporu seçmeden önce kişilik testleri yapılıp çıkan sonuca göre kendilerine uygun branşa karar vermeleri elde edecekleri başarıyı artıracağı sonucuna varılmıştır.

The post THE IMPACT OF PERSONALITY ON SPORTING SUCCESS: RELATIONSHIP BETWEEN COACHING AND SPORTS appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

INTERCULTURAL BRIDGE TRANSLATION PROBLEMS IN COMMUNICATION

Çeviri, tarih içerisinde şekillenen ve günümüze kadar önemini korumuş bir bilimdir. Çeviri hakkındaki tartışmalar günümüzde dahi devam etmektedir. Temel görüş ayrılığı çevirinin yöntemi ve amacı hakkındadır. Bir taraf çevirinin kelime kelime ve biçimsel olarak özdeş olması gerektiğini savunurken; diğer taraf kültür ve anlamı temel alarak, çevirinin asıl amacının iletiyi taklit etmek olduğunu savunmaktadır. Çevirmenlerin bu ve tartışılan diğer konular hakkındaki düşüncelerini öğrenmek için beş kişilik bir grup ile ayrı ayrı görüşme yapılmış ve bu görüşmede çevirmenlere çeviri sorunlarına yönelik on altı soru sorulmuştur. Daha spesifik görüşler elde etmek için aynı sorular mülakat şeklinde yirmi yedi eser çevirisi yapmış bir çevirmene sorulmuştur. Yapılan görüşme ve mülakattan elde edilen verilere göre çevirinin yöntemi tartışmasına kesin bir çözüm getirilemese de çevrilecek metinde kullanılacak yöntemin ve materyallerin çevirmene bırakılması gerektiği önerisinde bulunulabilir. Ayrıca bu verilere dayanarak bilgisayar destekli çeviri sistemleri hakkında yorum ve çıkarımlarda bulunulmuştur. Ülkemizde çevirmenlerin karşılaştığı problemleri belirlemek için görüşme ve mülakat sonuçlarından yararlanılmıştır. Ulaşılan sonuçlara göre çevirmenlerin çoğu çevirinin Türkiye’ de bilimsel olarak değer görmediğini ve çevirmenler ile yayınevleri arasında telif hakları ile ilgili sıkıntılar yaşandığı düşüncesindedir. “Çevirinin ve çevirmenin değerini arttırmak için Türk Dil Kurumu (TDK), Türkiye Çevirmenler Derneği (TUÇED) ve Telif Hakları Genel Müdürlüğü belirli kurallar oluşturarak ve caydırıcı bir sistem geliştirerek sorunu çözüme kavuşturabilir.” sonucuna ulaşılabilir.

The post INTERCULTURAL BRIDGE TRANSLATION PROBLEMS IN COMMUNICATION appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

CORRELATION OF HIGH SCHOOL STUDENTS’S SKILLS AND THEIR ACADEMIC SUCESS

Bu projenin ortaya çıkışındaki en önemli etkenler, ülkemizde lise düzeyine eğitim gören öğrencilerin matematik dersine karşı beslediği önyargı ve bu önyargıdan kaynaklanan zorlanma ve başarısızlık kaygısıdır. Lise düzeyindeki öğrencilerin kanıt ve muhakeme becerilerinin gelişmesi, matematiği bir konsept olarak tamamıyla daha iyi ve kapsamlı anlamalarını sağlamakla beraber başarılarında da bariz bir artışa ön ayak olacaktır. Asıl amacımız bahsettiğimiz ve benzeri sorunların kaynağını bulup olabildiğince düşük seviyeye indirgemektir. Ulaştığımız verileri elde etmek için çalışma grubumuz üzerinde anket ve gözlem gibi çalışma grubumuzun kendilerini ifade edecekleri veri toplama yollarına başvurulmuştur. Elde ettiğimiz bulgular ise, bizi bu tip sorunların eğitimde yetersizlik, kişisel özgüvensizlk vb. gibi farklı sebeplerden kaynaklanmış olabileceğini düşünmeye itmektedir. Kanaatimizce, farklı kaynaklı sorunlara farklı şekilerde müdahale etmek, hem öğrenci hem de çevresi için alınabilicek en verimli sonuçları beraberinde getirecektir. Matematiğin soyut ve soyut kavramlarını idrad edebilen öğrenci nüfusunun artmasıyla bahsi geçen kaygı azalacak, başarı ve matematik adına olası gelişmeler doğal olarak artış gösterecektir.

The post CORRELATION OF HIGH SCHOOL STUDENTS’S SKILLS AND THEIR ACADEMIC SUCESS appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

LEARNING CAN BE FUN MOBILE GAMES SUPPORTING LEARNING

Bu çalışmamızın asıl nedeni çağımızın büyük bir sorunu olan parmak ile işlem yapmaktır. Bu soruna gidermek için yapılan bu çalışma tasarladığımız her bir kartta matematiğimizde bulunan dört işlemi (toplama, çıkarma, çarpma, bölme) ve dört farklı rengi (kırmızı, sarı, mavi, yeşil) barındırmaktır. İlköğretim düzeyindeki öğrencilerin matematiği eğlenceli bir etkinlik olarak görüp sevebilmeleri, matematik dersine karşı olumlu bir tutum geliştirebilmeleri ve bu sayede matematik derslerinde olan başarılarının arttırılmasına katkı sağlayabilmesi amacıyla yapılan bir çalışmadır. Bu düşünceleri temel alarak oyunun ders işlenmesine yardımcı bir araç olarak kullanılmasının daha olumlu sonuçlara yol açtığı ortaya çıkmıştır. Bu çalışma ile de aynı zamanda çocukların problem çözme yeteneklerini geliştirerek, ezber yerine mantıklarını kullanmalarının sağlanması ve aynı zamanda toplumda daha başarılı bireyler olmalarına da katkı da bulunmasını amaçlamaktadır. Bu sorunların onarılması adına yöntem bölümünde açıkladığımız gibi Uno oyunundan esinlendiğimiz bir Unomatik adlı oyun tasarladık. Bu oyun çocuklar arasında hem çekişmeli rekabetin hem de matematik pratiğinin temelden gelişmesi için büyük bir rol oynamaktadır. Çocukların matematiğe karşı olan bakış açılarını ve ön yargılarını ortadan kaldırılmasında yardımcı olmaktadır ve de yapılan araştırmalara göre Türkiye’de ve dünya çapında 7-10 yaş aralığında çocukların matematiği erken yaşta severek öğrenmeye ve uygulamaya başladıklarında ileriki yaşlarında %67 oranında sayısal zekalarının artığı gözlemlenmiştir. Bu araştırmadan yola çıkarak yapılan oyun projesinde bu değerleri göz önünde bulundurarak hazırladığımız Unomatik oyunu buradan yola çıkarak hazırlanmaktadır.

The post LEARNING CAN BE FUN MOBILE GAMES SUPPORTING LEARNING appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

Terror and Peace

Terör, ülkemizde tarihin her döneminde meydana gelen şiddet olayıdır. Ülkemizin neredeyse her bölgesinde meydana gelen bu olaylar, tüm vatandaşlarımızı büyük hüzne ve sıkıntıya uğratmaktadır. Aynı zamanda hem psikolojik hem de fiziksel yönden bizleri etkileyen bu şiddet olayının kaynakları, nedenleri ve çözümüne ilişkin toplumsal algıyı anlamak için bu çalışmayı yaptık. Öğretmen ve öğrencilerden oluşan 230 kişilik örneklem grubuna uygulanan 39 soruluk anketle lise düzeyi ve üzerindeki terör algısını belirlemeyi hedefledik. Sorularımız terörün dini, ekonomik, siyasal, sosyal ve eğitim ile ilişkisi  sorgulayacak şekilde hazırlanmıştır. Örneklem grubu  terörün siyasi, ekonomik, etnik, dini, eğitime bağlı nedenlerinin olduğu konusunda hemfikirdir. Bazı etkenler yaş grubuna ve cinsiyete göre farklı yorumlanmıştır. Anket sonuçları, Farklı gruplara göre karşılaştırılmalı olarak pasta grafik ile bulgular bölümünde ve çubuk grafikler ile ekler bölümünde sunulmuştur. Sonuç olarak; terörün dış kaynaklı olduğu, iyi işleyen bir demokrasinin terörü azaltacağı, basın yayın kuruluşlarının doğru bilgi aktarmadığı, dünya barışı diye bir olgunun gerçekleşmeyeceğine dair inancın olmadığı algısı dikkat çekmiştir. Ayrıca terörün dini, siyasal, etnik, ekonomik ve eğitim ile ilişkisinde hepsinin terörü durdurmak için bir etken olduğu ancak eğitim seviyesinin arttırılmasıyla terör arsındaki ilişkinin  daha fazla olduğu algısı ön plana çıkmıştır.

The post Terror and Peace appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

Turkish as a second language: The challenges of learning Turkish faced by foreign students

Bu araştırmanın amacı, Türkiye’de eğitim gören yabancı uyruklu lise öğrencilerinin eğitim öğretimlerinde yaşadıkları sorunları ve çözüm önerilerini yabancı uyruklu öğrencilerle yapılan kişisel bilgi ve görüşme formlarından yola çıkarak ortaya koymaktır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmada yabancı uyruklu lise öğrencilerinin yaşadığı sorunlar derinlemesine incelenmiş, bütüncül bir yaklaşımla öğrencilerin bu durumu nasıl etkiledikleri, Türkçeyi öğrenme sebepleri, yaşadıkları sorunlar ayrıntılarıyla ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma, Antalya ili Alanya ilçesi Anadolu-Fen lisesinde yabancı öğrencilere Türkçe dersi veren dört öğretmen ve otuz yabancı uyruklu öğrenci ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden oluşmuştur. Araştırma sonucundaki veriler, içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir. Çalışmada yabancı öğrencilerin dil edinimini zorlaştıran faktörlere değinilmiş; İran, Suriye, Rusya, Azerbaycan, Ukrayna, Beyaz Rusya, Gürcistan, Tayland, Vietnam, Dubai, Kırgızistan, Kazakistan, Danimarka, Almanya gibi Asya ve Avrupa ülkelerinden gelen lise öğrencileri ile yazılı ve sözlü uygulama çalışmaları yapılmıştır. Araştırmadaki bulgulardan hareketle yabancı uyruklu öğrencilerin, okul içerisinde derslerde öğretmenlerini anlamadıkları, arkadaşları ve çevreleriyle iletişim kuramadıkları, duygu ve düşüncelerini ifade etmekte zorlandıkları, derslere katılamadıkları, bunun sonucunda ise akademik anlamda başarılı olamadıkları, Türk kültürünü ve insanlarını tanımada pasif kaldıkları, Türkçeyi öğrenmenin yavaş seyretmesi sonucuna ulaşılmıştır. Bu araştırmada öğrencilerin eğitim-öğretimde yaşadıkları sorunların çözümüne yönelik öneriler açıklanmaya çalışılmış, bu öğrencilerin kendi kültürleri dışında Türk kültürünü ve insanını tanımaları, akademik anlamda başarı elde etmeleri, dili doğru şekilde öğrenip bakış açılarını geliştirmeleri hedeflenmiştir. Araştırmadaki öneriler denklik standartları oluşturulması, okullarda seviye belirleme sınavlarının yapılması, Türkçeyi öğretmesi için çok dilli öğretmenlerin atanması, okullarda danışman öğretmenlerin bulunması, kaynak kitapların devlet tarafından temin edilmesi, Türk ve yabancı öğrencilerin kaynaşması için sosyal etkinliklerin düzenlenmesi öneri olarak geliştirilebilir. 

The post Turkish as a second language: The challenges of learning Turkish faced by foreign students appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

ÇOCUK HAKLARINA YOLCULUK

Hak kavramı, insanların herhangi bir işi yapma yetkisini ifade etmektedir. Haklar, hukuku, toplumu ve devlet düzenini şekillendirir. Demokrasinin, gelişmişliğin ve uygarlığın tamamlayıcısıdır. Demokratik toplumlarda insan haklarına ve çocuk haklarına verilen önem derecesi yüksektir. Çocuk hakları tüm dünyadaki çocukların doğumdan itibaren sahip oldukları, onların gelişimlerini her anlamda olumlu etkileyecek ve geliştirecek haklar bütünüdür. Çocukların var olan haklarını koruma altına almak, onları her türlü tehdit ve istismardan korumak ve bütüncül bir şekilde gelişimlerini destekleyecek önlemleri almak adına 20 Kasım 1989’ da BM genel kurulu tarafından Çocuk Haklarına Dair Sözleşme imzalanmıştır. Günümüzde 191 ülke tarafından onaylanan bu sözleşmeyi Türkiye de 14 Ekim 1990 da imzalamıştır. Bu araştırma kapsamında bu sözleşmeyi imzalayan bir ülke olarak çocuk haklarının uygulanabilirliği yeterli düzeyde olup olmadığı bir sorunsal meseledir. Araştırmanın amacı 5. ve 6. Sınıfta temel olarak çocuk haklarını öğrenen çocukların var olan haklarına dair farkındalık düzeyinin ne durumda olduğudur. Bu amaçla düzenlenmiş nicel araştırma yöntemi olan anket tercih edilmiş ve örneklem olarak belirlenen 42 katılımcıya uygulanmıştır. Araştırmada uygulanan anketten elde edilen verilerin sayısal analizleri ortaya çıkartılarak, açık uçlu soruların bölümü kategorilere ve temalara ayrılıp elde edilen bulgular katılımcılarda var olan çocuk haklarının bilgisi doğrultusunda farkındalık düzeyleri açısından değerlendirilerek yorumlanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Hak, çocuk hakları, çocuk haklarına dair sözleşme, nicel araştırma, anket. 

The post ÇOCUK HAKLARINA YOLCULUK appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE CİNSİYETÇİ DEYİMLER

Toplumların yaşamlarını incelerken onların kültürleri, dilleri ve o dile ait özellikleri belirten kavramları bilmek, bunlar hakkında fikir sahibi olmak gerekmektedir. Deyimler, bir toplumun kadına, eğitime,sosyal hayata vb. bakış açısını belirlemek için biçilmiş kaftandır.Çünkü deyimler, insanların yaşanmışlıklarından meydana gelen,anlatımın akışını canlı tutmayı sağlayan anonim söz gruplarıdır.Türk toplumunun kadına bakış açısını daha iyi algılayabilmek ve o bakış açısındaki olumsuzlukları gösterebilmek, bu deyimlerin olumsuz taraflarını belirtebilmek için cinsiyetçi kavramlar içeren 18 deyim Türk Dil Kurumu (TDK) Atasözleri ve Deyimler Sözlüğünden tespit edilmiştir ve bu deyimler kadının düşünsel statüsü ve kadının toplumdaki statüsü olmak üzere iki kategoride incelenerek olumsuz bakış açısı içeren çeşitli kodlar tespit edilerek kategorilerine göre ayrılmışlardır. İçerik analizi yöntemi ile yapılan araştırmada tespit edilen 18 deyimin kadınlara karşı olumsuz bakış açısı içerdiği tespit edilmiştir. Kadının toplumdaki yerinin tespit edilen bu deyimlere göre erkeğin düşünsel ve toplumsal alanda geri planda olduğu görülmüş; kadının toplumdaki rollerinin annelik, evi çekip çeviren kişi olduğu görülerek kadınların her alanda erkekler ile eşit konuma gelebileceği bilincinin -incelenen deyimlere göre – çok iyi oluşmadığı sonucuna varılmıştır.

The post GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE CİNSİYETÇİ DEYİMLER appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.