THE RELATIONSHIP BETWEEN THE USE OF SOCIAL MEDIA USE AND NARCISISM

Today, in line with the developments in new communication technologies, interest in using social media tools, especially by the young population, has increased. When using social media, people share certain contents because they believe that they may attract their followers’ attention and they satisfy their self-desire for being applauded, appreciated, own prestige, being valued, loved and respected by social media releases. Narcissistic personalities attain their self-desire to be much more viewed, recognized and approved and to portray an identity that they want to be –instead of their actual identity- by creating a social media profile.

The post THE RELATIONSHIP BETWEEN THE USE OF SOCIAL MEDIA USE AND NARCISISM appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

SOCIAL MEDIA IMPACT ON YOUNG PEOPLE: HOW DO YOU FEEL WITHOUT YOUR KEYBOARD?

The development of technology, the occurrence of new communication technologies, the rapid increase in the use of internet in the last few years, providing fast and easy access to everything has caused the disappearance of the time and space concepts. This situation is directly affected by people’s communication and interactions and socialization processes. Adolescents who are unable to discover their own talents and interests are experiencing problems at the point of use of the internet and computers.  This misuse causes less and more isolated face-to-face communication. Not only internet usage between adolescents but also game dependencies are quite common in recent years. In this study, the negative effects of gaming addiction on socialization processes in adolescents aged between 13 and 15 years are taken into consideration and for these adolescents, a study on positive effect of the socialization processes is planned. The hypothesis of the study; while organizing class plan if students with low communication skills who are addicted to the game, and students with advanced communication skills who do not use the internet for gaming purposes sit together, the socialization processes of students who are addicted to games changes and their communication skills are positively affected. In the study within a 60 people group between 13-15 years’ individual interviews were conducted in a private high school. Later to the game addicts the Game Dependence Scale was applied. Based on the data obtained changes were made in the classroom planning of the students and finally the interview technique and observations were made. According to the results, there was no significant difference in the communication processes of the students for the first week, but after the second week, there was a significant change in the behaviour of the students. At the end of 1 month, there were positive developments in face-to-face communication with students’ friends and teachers.

The post SOCIAL MEDIA IMPACT ON YOUNG PEOPLE: HOW DO YOU FEEL WITHOUT YOUR KEYBOARD? appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

The relationship between friendship quality and type of attachment among high school students.

Amacı lise öğrencilerinde arkadaşlık kalitesi ve arkadaşa bağlanma stili arasındaki ilişkiyi ölçmek olan bu çalışmanın örnekleminde 66’sı (%47.83) kız, 72’si (%52.17) erkek olmak üzere 138 öğrenci bulunmaktadır. Öğrenciler Özel Kurtköy Doğa Koleji’nde öğrenim görmektedir. Gerekli literatür taramaları yapıldığında literatürde lise öğrencisi ergenlerin arkadaşlarına bağlanma stilleri ile arkadaşlık kaliteleri arasındaki ilişkiye dair boşluk oluşu bu araştırmayı gerekli kılmıştır. Örneklemi oluşturan öğrencilerin yaş ortalaması 15.96 olarak hesaplanmıştır. Verilerin analizinde çoklu Pearson korelasyonu ve bağımsız örneklem t testi kullanılmıştır. Araştırmada Arkadaşlık Kalitesi Ölçeği, Ergenlerde Arkadaşa Bağlanma Stili Ölçeği ve araştırmacılar tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda arkadaşlık kalitesi ile arkadaşa güvenli bağlanma alt boyutu arasında pozitif yönde anlamlı korelasyon bulunurken, kaçınan bağlanma alt boyutu ve kaygılı-korkulu bağlanma alt boyutlarında ise negatif yönde anlamlı korelasyon bulunmuştur. Arkadaşlık kalitesi ve öğrenci cinsiyeti arasında anlamlı bir farklılık görülmezken, güvenli bağlanma alt boyutunda erkek öğrenciler lehine, kaçınan bağlanma alt boyutunda kız öğrenciler lehine anlamlı farklılık ölçümlenmiştir. 

The post The relationship between friendship quality and type of attachment among high school students. appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

The impact of internal migration on adoloscent students

Bireylerin alışageldikleri çevreden ayrılarak yeni bir çevreye uyum sağlamasına yol açan göç olgusu ve peşi sıra getirdiği problemler, ergenlik dönemindeki bir grup ile yapılan çalışmalarla ele alınmıştır. Bursa ili örnek alınarak nitel veri analizi yöntemleri ile sonuçlar elde edilmeye çalışılmıştır. Ergenlik döneminin baş edilmesi gereken durumlarına ek olarak fiziksel, toplumsal, kültürel çevreleri değişen ergen grubun bu süreçteki uyum, depresyon ve benlik algıları üzerine bir anket hazırlanmış ve 27 öğrenci ile bu üç alt probleme cevap arayan anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Bunun yanı sıra 31 öğrenci ile de anket çalışmasına paralel soruların yer aldığı, aynı zamanda bu grubun geri dönme isteğini, madde kullanımını, teknoloji kullanımı ve süresini, arkadaş edinme zorluklarını ele alan sorular eklenmiştir. Bu iki çalışmanın ardından sonuçlar analiz edilmiş ve paralel soruların uygulanan çalışmalardaki cevapları karşılaştırılmıştır.Elde edilen sonuçlara bakıldığında Bursa iline yerleşen öğrenci grubunun katıldığı anket çalışmasında sosyal ortama ve eğitim hayatına adapte olduğu bilgisine ulaşılmıştır. Fakat yapılan bireysel görüşmelerde buna ek olarak kolay arkadaş edinen ergenlerden bir grup geriye dönme isteği içerisinde olduğunu dile getirmiştir. Bunun yanı sıra soru maddeleri içerisinde teknoloji ve madde bağımlılığı üzerine sorulan sorulara bakıldığında madde kullanımına başvurmadıkları; fakat teknoloji ile geçirdikleri zaman diliminin arttığı ve daha fazla sosyal ağlarda zaman geçirdiklerini dile getirmişlerdir.Ergenlik döneminde iç göç yaşayarak Bursa iline gelen bireylerin durumuna bakıldığında buraya adapte oldukları görülmüştür.

 

The post The impact of internal migration on adoloscent students appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

THE IMPACT OF PERSONALITY ON SPORTING SUCCESS: RELATIONSHIP BETWEEN COACHING AND SPORTS

Bireylerin spor branşlarını seçerken kendi kişilik özelliklerine göre seçim yapmaları spordaki başarılarını arttıracaktır. Bu bağlamda projemizin amacı sporcuların ve antrenörlerin branşlarını seçerken hangi faktörleri dikkate aldıklarını araştırmaktır. Örneklem olarak 14-18 yaş aralığındaki 27 sporcu ve 16 antrenör seçilmiştir. Seçilen sporcuların branşları; Basketbol, Kayak, Yüzme, Su Topu, Voleybol, Tenis, Futbol, Kick Boks, Triatlon ve Badminton, antrenörlerin branşları ise; Kick-box, Basketbol, Yüzme ve Voleyboldur. Sporcu ve antrenörlere araştırmacıların hazırlamış olduğu Kişisel Bilgi Formu ve Antrenör-Sporcu Envanteri uygulanmıştır. Form ve envanterler bireysel görüşme yoluyla araştırmacılar tarafından yapılmıştır. Antrenör-sporcu envanterinden toplanan bilgiler tanımlayıcı istatistik yöntemiyle analiz edilerek yakınlık, bağlılık ve tamamlayıcılık alt boyutlarına ayrılmıştır. Kişisel Bilgi Formundan alınan verilere göre katılımcıların %58,1’i spor branşlarını seçerken sevdiği ya da ilgisi ve yeteneği olduğunu düşündüğü için, %18,6’sı rastgele, %13,9’u aile ve arkadaş yönlendirmesiyle, %9,3’ü de vücut gelişimi ve sağlık açısından doğru seçim olacağını düşünmüşlerdir. Katılımcıların verdiği cevaplara bakıldığında yaptıkları sporda başarı sağlamaları özellikle düzenli ve sürekli antrenman yapmalarına dayanmaktadır. Dolayısıyla düzenli ve sürekli yapılan antrenmanın yanına bir de temelde kişiliğe uygun alan seçimi eklediğimizde mutlu ve başarılı sporcuların sayısı artacaktır. Öyle ki bireyler yapmak istedikleri sporu seçmeden önce kişilik testleri yapılıp çıkan sonuca göre kendilerine uygun branşa karar vermeleri elde edecekleri başarıyı artıracağı sonucuna varılmıştır.

The post THE IMPACT OF PERSONALITY ON SPORTING SUCCESS: RELATIONSHIP BETWEEN COACHING AND SPORTS appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

INTERCULTURAL BRIDGE TRANSLATION PROBLEMS IN COMMUNICATION

Çeviri, tarih içerisinde şekillenen ve günümüze kadar önemini korumuş bir bilimdir. Çeviri hakkındaki tartışmalar günümüzde dahi devam etmektedir. Temel görüş ayrılığı çevirinin yöntemi ve amacı hakkındadır. Bir taraf çevirinin kelime kelime ve biçimsel olarak özdeş olması gerektiğini savunurken; diğer taraf kültür ve anlamı temel alarak, çevirinin asıl amacının iletiyi taklit etmek olduğunu savunmaktadır. Çevirmenlerin bu ve tartışılan diğer konular hakkındaki düşüncelerini öğrenmek için beş kişilik bir grup ile ayrı ayrı görüşme yapılmış ve bu görüşmede çevirmenlere çeviri sorunlarına yönelik on altı soru sorulmuştur. Daha spesifik görüşler elde etmek için aynı sorular mülakat şeklinde yirmi yedi eser çevirisi yapmış bir çevirmene sorulmuştur. Yapılan görüşme ve mülakattan elde edilen verilere göre çevirinin yöntemi tartışmasına kesin bir çözüm getirilemese de çevrilecek metinde kullanılacak yöntemin ve materyallerin çevirmene bırakılması gerektiği önerisinde bulunulabilir. Ayrıca bu verilere dayanarak bilgisayar destekli çeviri sistemleri hakkında yorum ve çıkarımlarda bulunulmuştur. Ülkemizde çevirmenlerin karşılaştığı problemleri belirlemek için görüşme ve mülakat sonuçlarından yararlanılmıştır. Ulaşılan sonuçlara göre çevirmenlerin çoğu çevirinin Türkiye’ de bilimsel olarak değer görmediğini ve çevirmenler ile yayınevleri arasında telif hakları ile ilgili sıkıntılar yaşandığı düşüncesindedir. “Çevirinin ve çevirmenin değerini arttırmak için Türk Dil Kurumu (TDK), Türkiye Çevirmenler Derneği (TUÇED) ve Telif Hakları Genel Müdürlüğü belirli kurallar oluşturarak ve caydırıcı bir sistem geliştirerek sorunu çözüme kavuşturabilir.” sonucuna ulaşılabilir.

The post INTERCULTURAL BRIDGE TRANSLATION PROBLEMS IN COMMUNICATION appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

CORRELATION OF HIGH SCHOOL STUDENTS’S SKILLS AND THEIR ACADEMIC SUCESS

Bu projenin ortaya çıkışındaki en önemli etkenler, ülkemizde lise düzeyine eğitim gören öğrencilerin matematik dersine karşı beslediği önyargı ve bu önyargıdan kaynaklanan zorlanma ve başarısızlık kaygısıdır. Lise düzeyindeki öğrencilerin kanıt ve muhakeme becerilerinin gelişmesi, matematiği bir konsept olarak tamamıyla daha iyi ve kapsamlı anlamalarını sağlamakla beraber başarılarında da bariz bir artışa ön ayak olacaktır. Asıl amacımız bahsettiğimiz ve benzeri sorunların kaynağını bulup olabildiğince düşük seviyeye indirgemektir. Ulaştığımız verileri elde etmek için çalışma grubumuz üzerinde anket ve gözlem gibi çalışma grubumuzun kendilerini ifade edecekleri veri toplama yollarına başvurulmuştur. Elde ettiğimiz bulgular ise, bizi bu tip sorunların eğitimde yetersizlik, kişisel özgüvensizlk vb. gibi farklı sebeplerden kaynaklanmış olabileceğini düşünmeye itmektedir. Kanaatimizce, farklı kaynaklı sorunlara farklı şekilerde müdahale etmek, hem öğrenci hem de çevresi için alınabilicek en verimli sonuçları beraberinde getirecektir. Matematiğin soyut ve soyut kavramlarını idrad edebilen öğrenci nüfusunun artmasıyla bahsi geçen kaygı azalacak, başarı ve matematik adına olası gelişmeler doğal olarak artış gösterecektir.

The post CORRELATION OF HIGH SCHOOL STUDENTS’S SKILLS AND THEIR ACADEMIC SUCESS appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

LEARNING CAN BE FUN MOBILE GAMES SUPPORTING LEARNING

Bu çalışmamızın asıl nedeni çağımızın büyük bir sorunu olan parmak ile işlem yapmaktır. Bu soruna gidermek için yapılan bu çalışma tasarladığımız her bir kartta matematiğimizde bulunan dört işlemi (toplama, çıkarma, çarpma, bölme) ve dört farklı rengi (kırmızı, sarı, mavi, yeşil) barındırmaktır. İlköğretim düzeyindeki öğrencilerin matematiği eğlenceli bir etkinlik olarak görüp sevebilmeleri, matematik dersine karşı olumlu bir tutum geliştirebilmeleri ve bu sayede matematik derslerinde olan başarılarının arttırılmasına katkı sağlayabilmesi amacıyla yapılan bir çalışmadır. Bu düşünceleri temel alarak oyunun ders işlenmesine yardımcı bir araç olarak kullanılmasının daha olumlu sonuçlara yol açtığı ortaya çıkmıştır. Bu çalışma ile de aynı zamanda çocukların problem çözme yeteneklerini geliştirerek, ezber yerine mantıklarını kullanmalarının sağlanması ve aynı zamanda toplumda daha başarılı bireyler olmalarına da katkı da bulunmasını amaçlamaktadır. Bu sorunların onarılması adına yöntem bölümünde açıkladığımız gibi Uno oyunundan esinlendiğimiz bir Unomatik adlı oyun tasarladık. Bu oyun çocuklar arasında hem çekişmeli rekabetin hem de matematik pratiğinin temelden gelişmesi için büyük bir rol oynamaktadır. Çocukların matematiğe karşı olan bakış açılarını ve ön yargılarını ortadan kaldırılmasında yardımcı olmaktadır ve de yapılan araştırmalara göre Türkiye’de ve dünya çapında 7-10 yaş aralığında çocukların matematiği erken yaşta severek öğrenmeye ve uygulamaya başladıklarında ileriki yaşlarında %67 oranında sayısal zekalarının artığı gözlemlenmiştir. Bu araştırmadan yola çıkarak yapılan oyun projesinde bu değerleri göz önünde bulundurarak hazırladığımız Unomatik oyunu buradan yola çıkarak hazırlanmaktadır.

The post LEARNING CAN BE FUN MOBILE GAMES SUPPORTING LEARNING appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.