CORRELATION OF HIGH SCHOOL STUDENTS’S SKILLS AND THEIR ACADEMIC SUCESS

Bu projenin ortaya çıkışındaki en önemli etkenler, ülkemizde lise düzeyine eğitim gören öğrencilerin matematik dersine karşı beslediği önyargı ve bu önyargıdan kaynaklanan zorlanma ve başarısızlık kaygısıdır. Lise düzeyindeki öğrencilerin kanıt ve muhakeme becerilerinin gelişmesi, matematiği bir konsept olarak tamamıyla daha iyi ve kapsamlı anlamalarını sağlamakla beraber başarılarında da bariz bir artışa ön ayak olacaktır. Asıl amacımız bahsettiğimiz ve benzeri sorunların kaynağını bulup olabildiğince düşük seviyeye indirgemektir. Ulaştığımız verileri elde etmek için çalışma grubumuz üzerinde anket ve gözlem gibi çalışma grubumuzun kendilerini ifade edecekleri veri toplama yollarına başvurulmuştur. Elde ettiğimiz bulgular ise, bizi bu tip sorunların eğitimde yetersizlik, kişisel özgüvensizlk vb. gibi farklı sebeplerden kaynaklanmış olabileceğini düşünmeye itmektedir. Kanaatimizce, farklı kaynaklı sorunlara farklı şekilerde müdahale etmek, hem öğrenci hem de çevresi için alınabilicek en verimli sonuçları beraberinde getirecektir. Matematiğin soyut ve soyut kavramlarını idrad edebilen öğrenci nüfusunun artmasıyla bahsi geçen kaygı azalacak, başarı ve matematik adına olası gelişmeler doğal olarak artış gösterecektir.

The post CORRELATION OF HIGH SCHOOL STUDENTS’S SKILLS AND THEIR ACADEMIC SUCESS appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

LEARNING CAN BE FUN MOBILE GAMES SUPPORTING LEARNING

Bu çalışmamızın asıl nedeni çağımızın büyük bir sorunu olan parmak ile işlem yapmaktır. Bu soruna gidermek için yapılan bu çalışma tasarladığımız her bir kartta matematiğimizde bulunan dört işlemi (toplama, çıkarma, çarpma, bölme) ve dört farklı rengi (kırmızı, sarı, mavi, yeşil) barındırmaktır. İlköğretim düzeyindeki öğrencilerin matematiği eğlenceli bir etkinlik olarak görüp sevebilmeleri, matematik dersine karşı olumlu bir tutum geliştirebilmeleri ve bu sayede matematik derslerinde olan başarılarının arttırılmasına katkı sağlayabilmesi amacıyla yapılan bir çalışmadır. Bu düşünceleri temel alarak oyunun ders işlenmesine yardımcı bir araç olarak kullanılmasının daha olumlu sonuçlara yol açtığı ortaya çıkmıştır. Bu çalışma ile de aynı zamanda çocukların problem çözme yeteneklerini geliştirerek, ezber yerine mantıklarını kullanmalarının sağlanması ve aynı zamanda toplumda daha başarılı bireyler olmalarına da katkı da bulunmasını amaçlamaktadır. Bu sorunların onarılması adına yöntem bölümünde açıkladığımız gibi Uno oyunundan esinlendiğimiz bir Unomatik adlı oyun tasarladık. Bu oyun çocuklar arasında hem çekişmeli rekabetin hem de matematik pratiğinin temelden gelişmesi için büyük bir rol oynamaktadır. Çocukların matematiğe karşı olan bakış açılarını ve ön yargılarını ortadan kaldırılmasında yardımcı olmaktadır ve de yapılan araştırmalara göre Türkiye’de ve dünya çapında 7-10 yaş aralığında çocukların matematiği erken yaşta severek öğrenmeye ve uygulamaya başladıklarında ileriki yaşlarında %67 oranında sayısal zekalarının artığı gözlemlenmiştir. Bu araştırmadan yola çıkarak yapılan oyun projesinde bu değerleri göz önünde bulundurarak hazırladığımız Unomatik oyunu buradan yola çıkarak hazırlanmaktadır.

The post LEARNING CAN BE FUN MOBILE GAMES SUPPORTING LEARNING appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

Terror and Peace

Terör, ülkemizde tarihin her döneminde meydana gelen şiddet olayıdır. Ülkemizin neredeyse her bölgesinde meydana gelen bu olaylar, tüm vatandaşlarımızı büyük hüzne ve sıkıntıya uğratmaktadır. Aynı zamanda hem psikolojik hem de fiziksel yönden bizleri etkileyen bu şiddet olayının kaynakları, nedenleri ve çözümüne ilişkin toplumsal algıyı anlamak için bu çalışmayı yaptık. Öğretmen ve öğrencilerden oluşan 230 kişilik örneklem grubuna uygulanan 39 soruluk anketle lise düzeyi ve üzerindeki terör algısını belirlemeyi hedefledik. Sorularımız terörün dini, ekonomik, siyasal, sosyal ve eğitim ile ilişkisi  sorgulayacak şekilde hazırlanmıştır. Örneklem grubu  terörün siyasi, ekonomik, etnik, dini, eğitime bağlı nedenlerinin olduğu konusunda hemfikirdir. Bazı etkenler yaş grubuna ve cinsiyete göre farklı yorumlanmıştır. Anket sonuçları, Farklı gruplara göre karşılaştırılmalı olarak pasta grafik ile bulgular bölümünde ve çubuk grafikler ile ekler bölümünde sunulmuştur. Sonuç olarak; terörün dış kaynaklı olduğu, iyi işleyen bir demokrasinin terörü azaltacağı, basın yayın kuruluşlarının doğru bilgi aktarmadığı, dünya barışı diye bir olgunun gerçekleşmeyeceğine dair inancın olmadığı algısı dikkat çekmiştir. Ayrıca terörün dini, siyasal, etnik, ekonomik ve eğitim ile ilişkisinde hepsinin terörü durdurmak için bir etken olduğu ancak eğitim seviyesinin arttırılmasıyla terör arsındaki ilişkinin  daha fazla olduğu algısı ön plana çıkmıştır.

The post Terror and Peace appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

Turkish as a second language: The challenges of learning Turkish faced by foreign students

Bu araştırmanın amacı, Türkiye’de eğitim gören yabancı uyruklu lise öğrencilerinin eğitim öğretimlerinde yaşadıkları sorunları ve çözüm önerilerini yabancı uyruklu öğrencilerle yapılan kişisel bilgi ve görüşme formlarından yola çıkarak ortaya koymaktır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmada yabancı uyruklu lise öğrencilerinin yaşadığı sorunlar derinlemesine incelenmiş, bütüncül bir yaklaşımla öğrencilerin bu durumu nasıl etkiledikleri, Türkçeyi öğrenme sebepleri, yaşadıkları sorunlar ayrıntılarıyla ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma, Antalya ili Alanya ilçesi Anadolu-Fen lisesinde yabancı öğrencilere Türkçe dersi veren dört öğretmen ve otuz yabancı uyruklu öğrenci ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden oluşmuştur. Araştırma sonucundaki veriler, içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir. Çalışmada yabancı öğrencilerin dil edinimini zorlaştıran faktörlere değinilmiş; İran, Suriye, Rusya, Azerbaycan, Ukrayna, Beyaz Rusya, Gürcistan, Tayland, Vietnam, Dubai, Kırgızistan, Kazakistan, Danimarka, Almanya gibi Asya ve Avrupa ülkelerinden gelen lise öğrencileri ile yazılı ve sözlü uygulama çalışmaları yapılmıştır. Araştırmadaki bulgulardan hareketle yabancı uyruklu öğrencilerin, okul içerisinde derslerde öğretmenlerini anlamadıkları, arkadaşları ve çevreleriyle iletişim kuramadıkları, duygu ve düşüncelerini ifade etmekte zorlandıkları, derslere katılamadıkları, bunun sonucunda ise akademik anlamda başarılı olamadıkları, Türk kültürünü ve insanlarını tanımada pasif kaldıkları, Türkçeyi öğrenmenin yavaş seyretmesi sonucuna ulaşılmıştır. Bu araştırmada öğrencilerin eğitim-öğretimde yaşadıkları sorunların çözümüne yönelik öneriler açıklanmaya çalışılmış, bu öğrencilerin kendi kültürleri dışında Türk kültürünü ve insanını tanımaları, akademik anlamda başarı elde etmeleri, dili doğru şekilde öğrenip bakış açılarını geliştirmeleri hedeflenmiştir. Araştırmadaki öneriler denklik standartları oluşturulması, okullarda seviye belirleme sınavlarının yapılması, Türkçeyi öğretmesi için çok dilli öğretmenlerin atanması, okullarda danışman öğretmenlerin bulunması, kaynak kitapların devlet tarafından temin edilmesi, Türk ve yabancı öğrencilerin kaynaşması için sosyal etkinliklerin düzenlenmesi öneri olarak geliştirilebilir. 

The post Turkish as a second language: The challenges of learning Turkish faced by foreign students appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

Biology beyond borders

Hi, my name is Begum Dobrucali. I am sixteen years old. I live in Istanbul. I am an 11th-grade student at Atasehir 1 Doga College.

I wanted to make a project in Biology lesson from the beginning of the school, so I was always with my Biology teacher. I tried to follow her to be able to ask more and more questions about a Project. Her ideas were very important to me. I was always asking myself these questions;

What should I do? How can I do it? Where should I start?

I began to take notes of the problems around me and tried to produce solutions for them. One day on the beach I saw that the color was different at some parts of the sea surface. Some parts had a turquoise color. I took note of this as well. After that, in a fewdays’ time I saw the news about color changing ofsea due to the explosion of algae on television. Marmara Sea had become turquoise color. Then I started to research about algae. After I had learned that it is beneficial to human health, I decided to use algae in my project. Later, I started to think what I would produce. If algae could produce pigment, I thought I could produce organic food coloring. When I think about food coloring, all colorful candies and sweets come to my mind and of course most of the society love these sweets and candies especially the young ones. This means that there is a big problem. Because the synthetic food dyes in these desserts and candies jeopardize our health with the carcinogenic substances they contain.

When I found my project idea, I immediately went near my biology teacher. She had liked the idea very much. To get more information about this subject, we contacted to one of the assistant professors at Bosphorus University. He told us about the studies done with algae before for us. Finally, we decided to make organic food coloring in blue. That was the story of the emergence of my project.

Since I started to this project willingly and I began to spent all my free time researching this interesting subject. On the contrary, I was excited to make the project first and wonder about why no one has done this project before, or I was worried that they could not get positive results. Day by day the project slowly took its final form and blue coloring food coloring appeared.

Must the trial come to the stage of observation? The result was positive. My project was ready. Backward only the report section was left. I can’t say this part was fun but it had to be written at the last step.

I could not believe at first when I learned that I received an invitation to the Mostratec Science Olympics. How can my project be selected within hundreds of projects? On the other hand, I was happy but after a while this changed the place of joy with concern.

The biggest problem for me was that my English was not good enough. I was wondering if I could talk when I got there.” Could they understand me? How can they ask questions? what do I do if I don’t understand the questions asked? “These weresome of the questions that arised in my mind. I couldn’t remember how many times I made rehearsal about the project again before I went to Brazil, you can’t know how many nights I couldn’t sleep. But time passed very fast and I was at the airport. I was very uneasy. My face turned into white and I had a lot cramps on my stomach because of my excitement. On the board on the one hand, I curled into the seat, on the one hand, I was still trying to repeat what to say.

We finally came to Brazil. The first day we had registered and prepared the table. Meanwhile, I was relieved a little. There was no problem and I had told them about my troubles. I was relieved after telling my project once or twice in the following days. The translators there were high school students and this made me feel very comfortable. Because I could get along with them more easily and get used to the environment faster. I was told the same project hundreds of times, after a while, everything became easier. As for the judges, old, hard and critical types had come to my mind when I was dreamed. Whereas the judges who met me were friendly, sympathetic and curious.

In the award ceremony, the excitement of everyone and the joys of the winners of the award ceremony were worth seeing. The most difficult part of this competition was to say goodbye to each other after the ceremony. This contest did not pass as I had afraid before, everything was perfect. During my time in Brazil, I saw that I could easily do what I said I could not do, and I was more confident. When I encountered a problem, I saw that I could stand under it and learned not to give up. In fact, I saw that I could express myself by speaking English, I broke my prejudices. I had the opportunity to get to know different cultures by getting to know many people who have been living.

In fact, I started to learn different languages from my friends who I still talk to.

I’ve been able to understand how far I can cross my borders with Mostratec.

The post Biology beyond borders appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

Democracy in schools

The project aims to find out if these democratic structures in schools are present, are they working actively and question students whether these structures improve their overall efficiency. It also aims to understand what students think about these types of structures, collect their suggestions and their complaints.

The post Democracy in schools appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

Why do people hack?

Children in Northern Ireland were thinking of a number of questions to do with HACKING – Who, what, where, how and why? They decided to research some famous hackers to find out the answers to some of their questions. Then they composed and performed a RAP to demonstrate their findings.

Objectives: 
To find out why people hack.

The post Why do people hack? appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

Fake News – true of false?

Children in Northern Ireland wanted to find out how do people know if Fake News is true or false. They collected samples of Fake News to design a survey to test out people’s responses. They collected responses from 230 people and the results were analysed and displayed on a results poster. They also developed a powerpoint outlining how they made a movie arounf Fake News. It was about a boy who set up a fake website and received lots of views. However he was caught by his father and his fake online world came to an end!

Objectives: 
To find out how people tell the difference between fake and real news

The post Fake News – true of false? appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

Accessibility of higher education

The Students of the Tel Aviv Youth University – a project which enables periphery high-school students to take academic courses on the university – have explored the future society. Representing the young generation perspective, they pointed out dilemmas and issues that they’ll present as a challenge to the decision-makers, locally and globally.

The first phase was a journey of learning and researching various problems related to the current reality and the future of the Israeli society, through tours and lectures in a variety of subjects.Based on their “learning journey” and the attempt to explore different aspects of life in the future, the students have realized that education plays an important role in. They claimed that today there are many solutions that overcome distance problems and accessibility of higher education, but there is not enough publicity for them. They decided to try to find a solution.

During the second phase of the activity, the students received practical tools that enabled them to learn different ways to express their opinions, engage large audiences and reach decision makers like lectures about social activity, lobbying, media workshops and more.With that knowledge on their mind, the young students wrote down a brief for their campaign: they explained the issue, its relevance to the future society, and the ways that they were willing to act. Then they started to build a site about higher education programs which are available for youth in Israel.

 

The post Accessibility of higher education appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.

Bridging the gaps and disagreements

The Students of the Tel Aviv Youth University, representing the young generation perspective, pointed out dilemmas and issues that they’ll present as a challenge to the decision-makers, locally and globally. The first phase was a journey of learning and researching various problems related to the current reality and the future of the Israeli society, through tours and lectures in a variety of subjects.

During their “journey of learning” they were inspired by a lecture discussing the idea of “The 4 Israeli tribes” – a phrase that was coined by the President of Israel to modify a four groups that Israel is disintegrating into: the ultra-Orthodox, the national religious, the Arab sector and the secular Jewish sector. Using their experience of living and working in the digital world, the students claim that social networks are catalysts for hate speech but can also be a promoter of social change.

In the second phase of the activity, the students received practical tools that enabled them to learn different ways to express their opinions, engage large audiences and reach decision makers like lectures about social activity, lobbying, media workshops and more.

With that knowledge on their mind, the young students wrote down a brief for their campaign: they explained the issue, its relevance to the future society, and the ways that they were willing to act.

 The students decided to outline a program for a blog which will describe their experiences in the project where Arabs and Jews, religious and secular, succeeded in bridging the gaps and disagreements – studying and living together.

The post Bridging the gaps and disagreements appeared first on netWorked Youth Research for Empowerment in the Digital society.